ozd.trm27@hotmail.com
Skip Navigation Links
  Şıralı Zenk     Karagöz Kurdu     Dal Güvesi     Dip Kurdu     Yaprak Pisillidi     İç Güvesi     Kurşuni Küf  

  Göz Kurdu     Kabuklu Bitler     Meyve İç Kurdu     Alternaria     Karazenk  

Şıralı Zenk

(Idiocerus Stali)

 

 

 

Ergin ve nimfler, bitkinin taze sürgün, yaprak ve meyve sapları ile meyvelerinde emgi yaparak beslenir. Bu beslenme sırasında bitkinin önemli oranda özsuyu kaybına neden olurlar. kaybına neden olurlar.

GENEL BİLGİLER

Kışı ergin olarak, genellikle yaşlı ağaçların gövdelerinde, yarık ve çatlaklarda geçirir. Erginler Şubat başlarından itibaren güneşli havalarda ağaçlar üzerinde güneşlenirken görülebilir ve Nisan başlarında da tamamen aktif duruma geçerler. Kışlaktan çıkan erginler, sürgünlerin henüz patlamamış tomurcukları üzerinde beslenerek Nisan ayı ortalarından itibaren yeni oluşmaya başlayan sürgünlere, daha sonra yaprak saplarına; meyve salkımları oluştuktan sonra ise yumurtalarının büyük bir çoğunluğunu meyve salkımı saplarına bırakırlar. Tüm yaz boyu ağaçlar üzerinde görülür ve sonbaharda da kışlağa çekilirler. Şıralı zenk erginleri kışlama sırasında tam uyuşuk değildir, ağaç kabukları kaldırılınca hemen aktif duruma geçebilir. Yılda bir döl verir. Antepfıstığının ana zararlısıdır. Ergin ve nimfler, bitkinin taze sürgün, yaprak ve meyve sapları ile meyvelerinde emgi yaparak beslenir ve bu sırada bitkinin önemli oranda özsuyu kaybına neden olur. Ayrıca, çıkardığı tatlımsı salgı maddesi yapraklara bulaşarak gözenekleri kapatır ve özümlemeyi önler. Bu madde üzerinde is (Fumajin) mantarları çoğalarak yaprağın ve meyvelerin ölümüne, gözlerin körlenip dökülmelerine neden olurlar. Zararlının yoğunluğuna göre zarar oranı değişir. Zararlının epidemi yaptığı yıllarda, bir yıl sonra ürün verecek meyve gözlerinin tamamının dökülmesi sonucu zarar, verim yönünden %100'e ulaşır. Ayrıca, zararlının sürekli bitki özsuyunu emerek beslenmesi yüzünden ağaçlarda genel bir durgunluk ve zayıflık görülür. Ülkemizde antepfıstığı yetiştirilen tüm bölgelerde yaygındır.

MÜCADELESİ

Erginlere karşı yapılacak mücadele: Şubat-Mart aylarının güneşli günlerinde, erginlerin güneşlenmek için sürgünler üzerinde bulunduğu ve hava sıcaklığının 13-15°C dolayında olduğu zaman ilaçlama yapılmalıdır. Zararlının nimflerini hedef alan yaz aylarındaki mücadele: Şıralı zenk erginlen'nin bıraktığı yumurtaların %50 oranında açıldığı 15 Mayıs-5 Haziran arasında yapılmalıdır. Yaz döneminde sistemik etkili ilaçların kullanımı tercih edilmelidir. Yumurtaların %90 oranında açıldığı, Haziran ayının ilk haftası sonlarına doğru ise toz ilaçları yeğlenmelidir.

Karagöz Kurdu

(Hylesinus - Chaetopteelius)

 

 

 

Ergin, genellikle koyu kahverengi olup boyu 3-3,5 mm kadardır. Başta duyargalarının ucu topuz gibidir.

GENEL BİLGİLER

Kışı karagözlerin (meyve gözü) dibinde veya ağaçların kuytu yerlerinde ergin olarak ve çok az bir beslenme ile uyuşuk bir halde geçirir. Şubat ve Mart aylarında kışlaklardan çıkan erginler kurumaya yüz tutmuş dalların veya budama artıklarının kabuk ve odun kısmı arasına girerek, odun kısmında ve dalın boyuna doğru 2-3 cm uzunluğunda geniş bir kanal açarlar. Dişiler bu kanalın her iki yanına 60-80 adet yumurta bırakırlar. Yumurtalar 8-10 günde açılır. Çıkan larvalar odun kısmında beslenerek ananın açtığı galeriye dik galeriler açarlar. Fıstık karagöz kurdunun zararı, üreme ve beslenme zararı olmak üzere iki şekilde olmaktadır. Üreme sırasındaki zarar: Kışlaktan çıkan erginlerin kurumuş veya kurumaya yüz tutmuş zayıf ağaçların dal ve gövdelerinde kabuk altlarına bıraktıkları yumurtalardan çıkan genç larvalar bu ağaçlarda galeri açarak iletim kanallarını tahrip eder ve kurumalarına neden olurlar. Ayrıca, larva ve pupa dönemlerini tamamlayan bireylerin ergin olduktan sonra kabuğu delerek çıkması ile de kabuğun delik deşik bir hal almasıyla kurumayı hızlandırırlar. Beslenme sırasındaki zarar: Üreme ortamlarından Mayıs ayı ortalarında çıkan erginler bahçedeki ağaçlara dağılarak, sürgün ve meyve gözleri diplerinde beslenir. Bu besleme sonucu oluşan 2-4 cm uzunluğunda galeriler dolayısıyla meyve gö-zleri kurur ve daha sonra da dökülür. Zararlı, normal ve bir yıl sonra ürün verebilecek sağlam gözleri tercih eder. Bir ergin 8-10 karagözü veya birkaç sürgünü tahrip edebilir. Yurdumuzda antepfıstığı yetiştirilen tüm bölgelerde yaygındır.

MÜCADELESİ

Nisan ayı ortalarında karagöz kurdu için kurulan tuzakların yakılması gerekmektedir. Bu uygulamanın entegre (Bütün köy ve çevrede) uygulanması gerekmektedir. Bu tuzak dallar yakacak olarak evlere götürülmemelidir. Bu ayda göz kurdu MÜCADELESİne devam edilebilir. Karagöz kurdunun ilk ilaçlamasının 25 Nisan'da yapılması gerekmektedir.

Dal Güvesi

(Kermania Pistaciicola)

 

 

 

Kelebeğin kanat açıklığı 11-12 mm kadardır. Kelebeğin üstten görünüşünde hakim renk siyahtır. Ön kanatların ucunda ve orta kısımlarında 2' şer adet altın sarısı renkli leke vardır.

GENEL BİLGİLER

Fıstık dal güvesi ergin uçuşlarına Nisan-Mayıs ayı ortalarına kadar Güneydoğu Anadolu Bölgesinde rastlanır. Erginler çiftleşmelerinden 4-6 gün sonra yumurta bırakmaya başlar. Bir dişi kelebek 33-60 yumurta bırakabilir. Dişiler genellikle yumurtalarını sürgün uçlarına veya meyve salkımlarına (cumba) bırakırlar. Açılan yumurtalardan çıkan larvalar yumurtanın bulunduğu sürgün ucu veya meyve salkım ucundan doku içine girer. Fıstık dal güvesinin zararı diğer antepfıstığı zararlılarından biraz farklılık gösterir. Yumurtadan yeni çıkan genç larvalar sürgünlerin en hassas olan uç kısımlarında dolanarak büyüme konisini tahrip eder. Tahrip olan tepe tomurcuğu bir sonraki bahar aylarında bazen yapraklanamaz veya yapraklansa da büyüme zayıf olur. Bu sürgünlerdeki meyve salkımlarında genellikle boş meyve teşekkül eder. Sürgünü ve yaprağı bulunmayan bu cumbalara (meyve salkımlarına) kör cumba adı verilir. Larvalar bazen salkımlar yolu ile sürgün içine girer. Bu şekilde zarar görmüş salkımlarda taneler dökülerek tane seyrekleşmesi meydana gelir. Bazen de bu salkımlar tamamen kururlar. Fıstık dal güvesinin diğer bir zararı da, sürgünlerdeki meyve gözlerinin dökülmesine yol açmasıdır. En önemli zararı da uzun yıllar Fıstık dal güvesi zararına uğrayan sürgünlerde büyümenin dumura uğramasıdır. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu fıstık alanlarında yaygın olarak bulunur. Fıstık dal güvesinin bilhassa yan sürgünler üzerinde bulunan pupaları Mart başı-Nisan ortalarına kadar toplanarak yok edilmelidir.

MÜCADELESİ

Yumurtaların açılma zamanı Nisan ortalarından Mayıs sonuna kadar sürmektedir. Bu sürenin tamamını ilaçlı bulundurulabilmek için Nisan ayı sonunda birinci ilaçlama ve Mayıs ayı ortalarında da ikinci ilaçlama yapılması gereklidir. İlaçların bilhassa sürgün uçları ve cumbalara teması sağlanmalıdır.

Kontrol

Temmuz - Ağustos aylarında bahçedeki tesadüfı 10 ağacın her bı'n'nin 4 yanından 1’er sürgün kesilir ve son yıl sürgünü uçtan itibaren yarılarak larva tahribatı ve temiz sürgün sayıları saptanıp, bulaşma oranı bulunur. Bu oranın %10’un altında olması gerekir.

Dipkurtları

(Capnodis spp.)

 

 

 

Bu zararlılar daha çok fidanlarda, susuz kalmış ve herhangi bir nedenle zayıf düşmüş ağaçlarda zarar yaparlar.

GENEL BİLGİLER

Kışı ergin olarak ağaçların kuytu yerlerinde ve yere dökülen yaprakların arasında uyuşuk olarak geçirir. Kışlık erginler, kışlaktan Nisan ayı ortalarında çıkar ve biraz beslendikten sonra ilk yumurtalarını taze yapraklara ve sürgün uçlarına tek tek bırakırlar. Mayıs ayından itibaren yumurtalar genel olarak yapraklara kümeler halinde bırakılmaya başlanır. Yaz ayları boyunca ise erginler yumurtalarını yaprakların alt ve üst yüzlerine daire ve hilal şeklinde bırakırlar. Nimflerin gelişme süresi ilkbaharda 25 gün yazın ise 15 güne kadar sürer. Ekim ayı sonuna kadar üreme faaliyetine devam eder ve yılda 5-6 döl verir. Nimfleri antepfıstığının yapraklarında bulunur ve uzun hortumları ile bitkinin özsuyunu oburca emerek beslenir. Emilen yapraklar zararlının yoğunluğuna göre sararıp dökülür. Yaprakların zamanından önce dökülmesi, hem ağacın zayıf kalıp bodurlaşmasına hem de sürgünlerdeki, bir yıl sonra meyve verecek karagözlerin dökülmelerine neden olur. Ayrıca yapraklar eğer çok erken dökülmüş ise ve o sürgünlerde meyve de varsa bu meyvelerin iç bağlaması beslenme noksanlığından dolayı azalacaktır. Zararlı Güney illerimizde genellikle genç plantasyonlarda yoğunluk kazanmaktadır. Genç ağaçlar yaşlı ağaçlara göre daha hassas olmaktadır. Antepfıstığı veya yabani formlarının bulunduğu Güney ve Güneydoğu illerimiz ile az da olsa İzmir ili çevresinde bulunurlar.

MÜCADELESİ

Kültürel Önlemler

Ağaç altlarında erginlerin kolayca saklanabileceği ot, çalı vs. bulundurulmamalıdır. Sabahın erken saatlerinde ve akşam üzeri gövde ve kök boğazında kolayca toplanarak erginler yok edilmelidir. Su ve gübrelemeye dikkat edilerek ağaçlar kuvvetli bulundurulmalıdır. Kabuklubit problemi yoksa, ağaçların gövdesine kireç badanası yapmak, yumurta koymasını güçleştireceğinden faydalıdır. Kabuklubit problemi varsa kireç badanası yapılmamalıdır.

Kimyasal Mücadele

Mücadeleye karar vermek için böceğin zararı görülmüş olmalıdır. Bu nedenle Mayıs ayının ilk haftasından başlayarak ergin çıkışı gözlenmelidir. Ağaçlarda ergin görüldüğünde veya bu ağaçların kök boğazları açılarak incelendiğinde larvalara veya zararına rastlanırsa mücadeleye karar verilir. İlaçlı mücadele Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında zararlının yumurtalarını kök boğazına koyduğu dönemde her 15 günde bir yapılmalıdır. İlaçlamada, ağaçların 1 m yüksekliğe kadar olan gövdeleri ve 1 m çaplı daire içinde kalan kök boğazı civarında toprak yüzeyi ilaçlanmalıdır. İlaçlar daima su ve çapadan sonra toprak yüzeyi kurumaya başladığı dönemde ve özellikle günün serin saatlerinde yapılmalıdır. Aşılı ağaçlarda aşı ve civarı mutlaka ilaçlanmalıdır. Devamlı ve en az iki yıllık kesintisiz bir mücadelenin sonucu gözle fark edilebilir.

Yaprak Psillidi

(Agonoscena torgioni Agonoscena viridis)

 

 

 

Ergin 12-1.8 mm boyda, genellikle kirli açık sarı renklidir. Baş büyük, petek gözler kırmızı ve duyargaları 10 parçalıdır. Kanatlar genel görünümünde saydam yapıdadır.

GENEL BİLGİLER

Kışı ergin olarak ağaçların kuytu yerlerinde ve yere dökülen yaprakların arasında uyuşuk olarak geçirir. Kışlık erginler, kışlaktan Nisan ayı ortalarında çıkar ve biraz beslendikten sonra ilk yumurtalarını taze yapraklara ve sürgün uçlarına tek tek bırakırlar. Mayıs ayından itibaren yumurtalar genel olarak yapraklara kümeler halinde bırakılmaya başlanır. Yaz ayları boyunca ise erginler yumurtalarını yaprakların alt ve üst yüzlerine daire ve hilal şeklinde bırakırlar. Nimfler gelişme süresi ilkbaharda 25 gün yazın ise 15 güne kadar sürer. Ekim ayı sonuna kadar üreme faaliyetine devam eder ve yılda 5-6 döl verir. Nimfleri antepfıstığının yapraklarında bulunur ve uzun hortumları ile bitkinin özsuyunu oburca emerek beslenir. Emilen yapraklar zararlının yoğunluğuna göre sararıp dökülür. Yaprakların zamanından önce dökülmesi, hem ağacın zayıf kalıp bodurlaşmasına hem de sürgünlerdeki, bir yıl sonra meyve verecek karagözlerin dökülmelerine neden olur. Ayrıca yapraklar eğer çok erken dökülmüş ise ve o sürgünlerde meyve de varsa bu meyvelerin iç bağlaması beslenme noksanlığından dolayı azalacaktır. Zararlı Güney illerimizde genellikle genç plantasyonlarda yoğunluk kazanmaktadır. Genç ağaçlar yaşlı ağaçlara göre daha hassas olmaktadır. Antepfıstığı veya yabani formlarının bulunduğu Güney ve Güneydoğu illerimiz ile az da olsa İzmir ili çevresinde bulunurlar.

MÜCADELESİ

Şıralı zenk mücadelesi yapılan bahçelerde ayrıca psyllid mücadelesi gerekmeyebilir. Yaz döneminde. uygun zamanda yapılan tek ilaçlama ile bu zararlı kontrol altına alınabilmekledir. Ayrıca, yararlılann en fazla olduğu Temmuz, Ağustos aylarında antepfıstığı bahçelerinde ilaç atılmamasına özen gösterilmelidir.

İç Güvesi

(Recurvaria pistaciicola)

 

 

 

Larvaları meyve içinde beslenir, gelişme dönemleri süresinde 8-12 meyveye zarar verebilirler. Zarar görmüş meyvelerin içinde larvanın beslenme artıkları bulunur.

GENEL BİLGİLER Kültürel önlemler

Ağaç altlarında erginlerin saklanabileceği yüksek boylu ot çalı vs. bulun- durmamalı, sulama ve gübrelemeye dikkat edilerek, ağaçlar kuvvetli tutulmalıdır. Kabuklu bit problemi yoksa, ağaçların gövdesine kireç badanası yapmak, yumurta konmasını güçleştireceğinden yararlıdır.

Kimyasal Mücadele

Kimyasal mücadele Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında, zararlının yumurtalarını kök boğazı civarında toprağa koyduğu dönemde, 15 günde bir yapılmalıdır. Ağaçların bir metre yüksekliğe kadar olan gövdeleri ve bir metre çapında daire içinde kalan kök boğazı civarındaki toprak yüzeyi ilaçlanmalıdır. İlaçlama daima su ve çapadan sonra, toprak yüzeyi kurumaya başladığı dönemde ve özellikle günün serin saatlerinde yapılmalıdır. Aşılı ağaçlarda aşı ve civarı mutlaka ilaçlanmalıdır.

 

Kurşuni Küf

(Botrytis cinerea Fusicoccum sp.)

 

 

 

Erken bahar döneminde kendini gösteren bu hastalık erkek ağaçlarda dişi ağaçlara göre daha şiddetlidir.

GENEL BİLGİLER

Kültürel önlemler

Fungal hastalığın ilk belirtileri genç sürgünlerde ortaya çıkar. Daha sonra genç sürgünler ölür ve kalan yapraklar da büzüşerek kurur. Fungus çiçeklerden giriş yaptıktan sonra özellikle o yılın sürgünlerinde veya bir önceki yılın sürgünlerinde odunsu dokuyu istila eder ve buralarda en fazla 25 cm büyüklüğünde pamukçuk görüntüsünü oluşturur. Serin ve nemli havaların hüküm sürdüğü dönemde dalların ana bölümünde soluk sarı renkle görebileceğimiz sporlarını oluşturur. Yaprakta geniş dairesel yaralar ve özellikle ana damara yakın V şeklindeki tipik yaralarla da kendini gösterir. Hastalık taşıyan kısımlar hem o yılın gelişim dönemi hem de gelecek yıl için innoculum kaynağıdırlar. Nemli koşullarda fungus, ağaçların erkek çiçeklerinde, henüz yere düşenlerde de olmak üzere kolonize olur. Diğer innoculum kaynağı da yabancı otlar ve komşu bahçelerdir. Bu hastalık yeni yılın sürgünlerinde zarara neden olduğu için gelecek yılın verimini de olumsuz yönde etkiler.

MÜCADELESİ

Kültürel Mücadele

Hastalık taşıyan dal ve yapraklar bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Kimyasal Mücadele

1. Çiçeklenme döneminde.
2. Hasada birkaç (14) gün kalana kadar, dört haftalık aralıklarla,
3. Mayıs sonu Haziran başı gibi 2-3 haftalık aralıklarla
en fazla 4 tekrarla ilaçlama yapılmalıdır.

Göz Kurdu

(Thaumatopoea soiitaria)

 

 

 

Dişiler genel olarak boz, erkekler açık kahverengidir.Alt kanatlar beyaz olup üst kanatların üst kenarından alt kenarına ulaşan kahverengi zig-zag çizgiler vardır.Dişilerde kanat açıklığı 28-37.8 mm. erkeklerde 21-24.5 mm. dir.Yumurtaları altıgen şeklinde olup birbirine bitişik 6-8 sıralı dikdörtgen şeklindeki paketler halindedir. Önce kestane renginde olup sonra kurşuni dal rengine dönüşürler. Dişiler kestane renginde pulcuklarla , yumurta paketinin üstünü örterler. Pulcukları, kiremit gibi üst üste sıralayarak, salgıladıkları yapışkan bir madde ile paketlerin üstüne yapıştırırlar. Yeni çıkan larvalar 2.5-3 mm. uzunluğundadır. Üzerinde uzun, sık, beyaz ve siyah kıllar bulunur. Baş siyah, vücut kurşuni-yeşil renktedir. Olgun larvanın kılları beyaz olup vücut rengi kımızımsı siyahtır. Boyları 20-30 mm. dir.

MÜCADELESİ

Bahçedeki ağaçların %50 sinde 2-3 yumurta paketi varsa mücadele gereklidir. Tomurcuklar patlamadan 20 gün öncesine kadar yumurtalara karşı Gaziantep bölgesinde kış ilaçlaması yapılır. Tomurcukların patlama döneminde birinci ve ikinci dönem tırtıllara karşı Nisan ayı başından sonuna kadar ilaçlama yapılır. Ege bölgesinde birinci ilaçlama, dişi antepfıstığı ağaçlarının tomurcukları fare kulağı devresinde iken(Nisanın ilk yarısı) tomurcuklarda küme halinde larvalar görülünce yapılır. Bundan 20-25 gün sonra ikinci bir ilaçlama yapılabilir.

Kabuklu Bitler

(Pistaciaspis pistaciae Suturaspis pistaciae)

 

 

 

Virgül kabuklu biti ve beyaz kabuklu bit olmak üzere iki türü vardır. Her iki tür de yaz ayları boyunca yaprak, sürgün ve hatta meyvelerde beslenirler.

GENEL BİLGİLER

Yaz aylarında birinci döl erginleri meydana gelir. Kışı geçiren erginler çok az farklı yapıdadır. Virgül kabuklu bitinin birinci döl larvalarının vücutları başlangıçta elipsodik olduğu halde ikinci dölün larvaları virgüle benzer. Beyaz kabuklu bitlerde ise erginlerinin gevşek dokulu bir torfu andıran beyaz renkli bir kabuğu vardır. Her iki tür de kışı son yıl sürgünleri ile meyve ve sürgün gözlerinde yumurtasız ergin durumunda geçirmektedir. Erginlerde yumurtalar Nisan ayı başlarında oluşur. Mayıs ayında bütün erginlerin yumurtaları ergin kabuğun altında depo edilmiş durumdadır. İlk inficarlar Nisan ayı sonlarında başlar ve Haziran ayı ortalarına kadar devam eder. Birinci döl larvaları genellikle yaprak sapı ve yaprak arka yüzeyinde damarlar arasına dizilirler. Pek az kısmı da sürgünlere yerleşirler. Ağustos ayında oluşan ikinci döl larvaları ise genel olarak sürgünler ile meyve ve sürgün gözlerine yerleşirler. Zararlı yaz ayları boyunca yapraklarda son yıl sürgünlerinde ve bu sürgünlerin meyve ve sürgün gözlerinde yerleşir, bitkinin öz suyunu emerek beslenir. Bu beslenme sonucu bitki zayıflar, yoğun bulunduğu hallerde sürgünler cılız kalır. Fıstık ağacının yetiştiği yerlerde değişik yoğunluklarda bulunmaktadır. Antepfıstığının yabani ve kültür türlerinde ve bölgelerinde bulunmaktadır.

MÜCADELESİ

Zararlının kışlayan erginlerine karşı Şubat ve Mart aylarının uygun, yağışsız günlerinde ve tomurcuklar patlamadan 20 gün öncesine kadar bir kış mücadelesi uygulanır. İlaçlamalar kaplama olarak yapılmalı, bilhassa sürgünlerin iyi ilaçlanmasına dikkat edilmelidir. İlaçlamalarda tazyikli motorlu pülverizatörler kullanılmalıdır.

Kontrol

İlaçlamadan en az 20 gün sonra bulaşık sürgün oranı %10'un altında olmalıdır.

Meyve İç Kurdu

(Megastigmus pistaciae)

 

 

 

Hasattan sonra, bahçelerde bırakılan boş meyve artıkları ile ağaçlar üzerinde kalan bozuk meyve salkımları ve yerlere dökülen ticari değeri olmayan meyveler toplanarak yakılmalıdır.

GENEL BİLGİLER

Kışı antepfıstığı meyveleri içinde geçirerek Mayıs ayı ortalarında pupa olur. Pupa dönemi 20-25 gün kadar sürer. Larva pupa olmadan önce çıkış deliğini hazırlar. Güney Doğu Anadolu Bölgesinde Haziran ayının ilk haftasında başlayan ilk ergin çıkışları Haziran ortalarından sonra gittikçe artar. Bu şekilde 20-25 günlük bir sürede bütün populasyon ergin duruma geçmiş olur. Larvaların bir kısmı hızla gelişerek Temmuz-Ağustos aylarında ergin olarak çıkarlar. Ancak bu dönemde meyve kabukları sertleşmiş olduğundan, bırakılan yumurtalardan çıkan lavralar sertleşmiş meyve kabuğunu del-erek meyve içine giremediklerinden zararlı olamamaktadır. Yılda bir döl verirler. Haziran ayı içinde çıkan erginler, daha iç kabuğu sertleşmemiş olan tanelerin sap kısmına yakın bir yerinden yumurtasını kuvvetli ovipozitörü ile etli kısma gömer. Bu ovipozitörün gömüldüğü kısımda siyah renkli bir halka görülür. Bu kısımdan daha sonra reçine çıkar. Bu meyveler ya kururlar ve kahve renkli bir durum alırlar, ya da hasada kadar diğer meyvelerden farksız, ancak içsiz olarak gelişirler. Bu meyveler içi boş olduğundan diğer meyvelere nazaran daha hafif olduğu için hasat zamanı kolaylıkla ayırt edilebilirler. Meyve içi çekirdeği geliştikten sonra zarara uğrayan meyveler; karakteristik olarak ben düşmüş (olgunlaşmış) gibi kırmızılaşır. Bir tarafı, genellikle uç kısmı siyahlaşır. Açıldığında içinden kurt çıkan bu tip zarar %40'a kadar varabilir. Bir M. pistaciae larvası ancak bir meyveyi tahrip edebilir. Ülkemizde antepfıstığı yetiştirilen her yerde bulunur.

Alternaria

(Armillaria ve Rosellirıia)

 

 

 

Hem erkek hem de dişi ağaçların yapraklarında siyah köşeli ve dairesel yaralarla kendini gösterir.

GENEL BİLGİLER

Enfeksiyonlar şiddetli, prematüre yaprak dökümlerine neden olur. Siyah lekeler yaprak ana damarında ve de yan damarlarda gözlenebilir. Ham meyvelerin üzerinde küçük (1 mm çaplı) siyah lekeler olarak kendini gösterir. Olgunlaşan meyvelerde ise aynı leke, etrafı kırmızımsı bir hale ile çevrelenmiş ve biraz daha büyük olarak (2-5 mm) karşımıza çıkar. Alternaria daha çok spring sulama yapılan bahçelerde, su baskınları olan bahçelerde ve aynı zamanda drenajı iyi olmayan bahçelerde, yani oransal nemin yüksek olduğu yerlerde görülür. Ağustos ayı başlarından Eylül ayı ortalarına kadar olan süre bu hastalık için kritik dönemdir. Asıl zarar da meyvelerin lekelenmesiyle ortaya çıkar.

MÜCADELESİ

Kültürel Mücadele

Kritik dönemlerde sulamalara dikkat edilmeli. Bu dönemde daha çok yüzeysel sulama tercih edilmelidir. Olgunlaşan fıstıkların hasatlarının geciktirilmemesine dikkat edilmelidir.

Kimyasal Mücadele

1. Çiçeklenme döneminde
2. Hasada birkaç (14) gün kalana kadar dört haftalık aralıklarla
3. Mayıs sonu Haziran başı gibi başlayıp 3 defadan fazla olmamak kaydıyla,
ilaçlama yapılmalıdır.

Karazenk

(Septoria pistacino)

 

 

 

Hastalığın tipik belirtileri daha çok yapraklarda ve kısmen de meyve kabuklarında görülen siyah lekelerdir. Bu lekeler zamanla tüm yaprak yüzeyini kaplayabilir.

GENEL BİLGİLER

Antepfıstıklarının meyve ve yaprak satıhlarında önce siyah lekeler halinde görülür. Zamanla bu siyah lekeler bütün yaprak ve meyve yüzeyini kaplar. Karazenk sebebiyle yapraklar gevrekleşir ve kurur. Meyvelerin iç doldurmayarak fos kalmasına sebep olur. Ağacı zayıf düşürdüğünden gelecek sene sürgün ve meyve oluşturacak gözlerin teşekkülüne mani olur. Meyve gözü dökülmelerine sebep olur. Ağaçlar yapraksız kaldıklarından kendilerini kurtarmak için sürgün gözlerini zamansız olarak Ağustos ayında sürdürürler. Bir bahçede bütün antepfıstığı ağaçlarının yaprakları kuruyup döküldüğü halde aynı bahçede bulunan yabani antepfıstıkları karazenkten kolay kolay etkilenmezler. Kesif olduğu sahalarda ertesi seneki mahsule %60 nispetinde zararlı olabilir. İlkbaharda meydana gelecek yağışlarla hastalığın kesafet durumu ilgilidir. Nisan, Mayıs aylarında yağış az olmuşsa, Haziran ayında hastalık yayılmaz ve zarar az olur. İlkbahar mevsimi yağışlı geçmişse Haziran ayı başlarında hastalık göründükten 10 gün kadar sonra yaprakların yüzeyini tamamen kaplar ve zamanla onları kurutur.

Kültürel Mücadele

Hastalık büyük ölçüde yapraklarda gelişip tahribat yaptığından, sonbaharda yaprak dökümünden sonra ağaç diplerine dökülen yapraklar toplanarak aynı anda yakılmalı veya fıstık sahası dışında derin çukurlara gömülmeli veya yakılmalıdır.

Kimyasal Mücadele

Birinci İlaçlama: Çiçek dökümünden sonra döllenmeyi takiben meyvelerin buğday danesi ile iri mercimek danesi kadar olduğu dönemde yapılmalıdır.
İkinci İlaçlama: Birinci ilaçlamadan 15-17 gün sonra ikinci ilaçlama uygulanır.
Üçüncü ve Diğer İlaçlamalar: Eğer hava koşullarına göre epidemi riski var ise 15-17 gün aralarla ilaçlamalara devam edilmelidir. Hastalığın kontrol altına alındığı anlaşıldığında ilaçlamalara son verilir. Bordo bulamacı ve diğer bakır terkipli ilaçlar kullanılmaktadır.


Özdemir Tarım Zirai İlaç, Gübre ve Sulama Hizmetleri
Atatürk Mahallesi / Prof.Dr. Cahit TANYOL Caddesi No: 118 Nizip | GAZİANTEP
Tel +90 (342) 518 10 43 | Faks +90 (342) 518 10 13

Skip Navigation Links
DESIGN by: Mustafa YAŞAR | POWERED by: AKD YAZILIM